|

"İnsanoğlu
öldüğü zaman bütün amellerinin sevabı da sona erer.
Şu üç şey bundan müstesnadır: Sadaka-i câriye,
istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı
evlat"
(Müslim,
Vasiyyet 14)
ÇOCUKLARIMIZ
15
HAZİRAN 2001 CUMA
GÜNÜ KARNELERİNİ ALIP BİZE GETİRDİĞİNDE, O
KARNELERE BAŞKA BİR GÖZLE BAKMAK İSTER MİSİNİZ?
AMEL
DEFTERİ VE KARNE
Amel
Defteri:
İnsanların dünyada benimsedikleri inançlar ile yaptıkları
amellerin kayıtlı bulunduğu ve ahirette kendilerine
verileceği bildirilen defter (kitap) veya mahşerde hesabın
görülmesinden sonra sahibinin durumunu açıklayan
belgedir.
Karne:
Her dersten öğrencilerin aldıkları not durumlarını gösterir
belge. Lazım olduğu zaman koparılarak kullanılan küçük
belge. Memurların tedavi oldukları zaman, yapılan işlemin
kaydedildiği belge, sağlık karnesi gibi.
Kur’an’da,
kitap ve suhuf adıyla zikredilen amel defterine kitabu’l-a’mal,
sahifetu’l-a’mal da denir. Kur’an’da insanın dünyada
yaptığı amellerin kıyamet günü açılmış bir kitapta
kendisine gösterileceği ve herkesten kendi kitabını
okumasının isteneceği belirtilmektedir
Kiramen
Katibin, hafaza, rakib, atıd adlarıyla anılan meleklerin
yazıp kaydettiği bu kitap insanın, hak-batıl, yalan-doğru,
hayır-şer, iyi-kötü bütün inanç, düşünce, söz ve
davranışlarını kapsayacaktır.
Vehbi
AKŞİT AFYON-Başmakçı Müftüsü
Yazı
için...
GÜNAHI
ÇOK OLANIN HAYIRLI AMELİ DAHA ÇOK OLMALIDIR
İnsan maruz kaldığı günahlarından
dolayı ezilip üzülmeli, hatta yakıcı vicdan azabı
duymalıdır. Bu türlü üzülmeler, vicdan azabı duymalar
hem bir nevi tevbe, istiğfar manasına gelir, hem de imanın
işaretinden kabul edilir.
Zira günahından dolayı üzülüp,
vicdan azabı çekmenin müminliğin alameti olduğunu
Peygamberimiz (sas) veciz sözleriyle haber vermiştir.
Hadis şöyledir:
Mümin günahını başına yıkılacak
dağ gibi görür, korku ve vicdan azabı hisseder. Münkir
ise burnu ucuna konmuş sinek gibi basite alır, mühimsemezlikle
karşılar.
Demek günahlarından dolayı
korku, üzüntü, gönül yakıcı sızı hissetmek müminliğin
işaretinden başkası değildir.
Ne var ki, müminin böylesine
vicdan azabı duymaya başladığı sırada şeytan yine
yakasını bırakmıyor, bu defa da ona bakın neleri telkin
edip nasıl düşündürüyor bir nazar edin.
Ahmet
ŞAHİN-Zaman Gazetesi
Karne
size bir şeyi hatırlatmıyor mu?
"Bir gün bu
karne gibi bana da bir karne, amel kitabı, defteri
verilecek. Yapmış olduğum her şeyin yazılı olduğu,
kayıtlı olduğu bir amel defteri... Büyük—küçük ne
varsa, ne yaptım ise her şeyin, zerre miktarına kadar
iyilik veya kötülüğün yazılı olduğu bir amel
defteri... Ben çocuğumu zayıf aldı diye azarlarken,
derslerine çalışmadı diye kızarken, Allah Teâlâ da "Kulum!
Sana o kadar nimet verdim. Mal, mülk, evlat, servet verdim.
Niçin bana kulluk etmedin? Ben sana beş vakit namaz kılmayı
emrettim. Sen ise günde beş defa okunan ezanlara kulak
vermedin, derse ben ne cevap veririm? Beni azarlayıp,
cehennemine koyarsa ben ne yaparım?"
Karneye
bakın ve ahireti düşünün
Çocuğumuzun karnesine bakarken, biraz da ahireti, hesabı,
mizanı, sırat köprüsünü, mahşeri düşünelim. Bakın
o zaman ruhen ve bedenen kendinizi nasıl daha rahat
hissedeceksiniz? Daha evvel, alelade bir belge olarak baktığınız,
iyi olduğu zaman, teşekkür aldığı, takdir aldığı
zaman sevindiğiniz, övündüğünüz o karne size çok şeyler
anlatacaktır. Çocuğunuz kötü bir karne getirdiği zaman
bile, Allah Teâla'nın eşsiz merhametini düşünerek, acıyarak
çocuğunuza güzel tavsiyelerde bulunacaksınız. Halbuki
bu tavsiyelerin öncelikle kendinize lazım olduğunu asla
unutmayacaksınız. Böylece daha amel defteri açılmadan,
kendinize gerekli olan dersi alacak, hayatınıza bir çekidüzen
vereceksiniz. Yazı
için.
Vehbi AKŞİT
AFYON-Başmakçı Müftüsü
SEVABI
KESİLMEYEN ÜÇ AMEL
Ebu
Hureyre (ra)'den rivayet edildiğine göre, Rasûlüllah
(sav) şöyle buyurdu:
"İnsanoğlu
öldüğü zaman bütün amellerinin sevabı da sona erer.
Şu üç şey bundan müstesnadır: Sadaka-i câriye,
istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı
evlat." (Müslim, Vasiyyet 14)
AÇIKLAMALAR:
Ölüm,
bu dünyada yaşanan geçici hayatın sona ermesi, varlığı
kesin olan ebedî hayata geçişin başlangıcıdır. Ölümle
hayat durduğu gibi, yapılan hayırlar da, günahlar da
sona erer. Ancak ilâhi hikmetin bir sonucu olarak bazı işlerin
sevabı, bazı işlerin günahı ölümden sonra da devam
eder.
Hadisimizde
sevabı ölümden sonra da devam eden üç amelden
bahsedilmektedir. Bunlardan biri sadaka-i câriye
yeni hayrı devam eden iyiliktir. Herkesin faydalandığı
ve varlığı devam ettiği müddetçe sevabı da devam eden
hayırlardır. Câmi ve mescidler, mektep ve medreseler,
yollar ve köprüler, çeşmeler ve sebiller, hanlar ve
hamamlar, her çeşit hayır vakıfları bunun örneğidir.
Bunları yapanların, yapımına katkı sağlayanların amel
defteri kapanmaz ve sevabı sürekli olur.
Yazı
için...
AMELLER
NİYETLERE GÖREDİR
Mü'minlerin emiri Ebu Hafs Ömer İbni Hattab (r.a.),
Rasülullah (sav)'i şöyle buyururken dinledim. dedi.
"Yapılan işler niyetlere göre değerlendirilir.
Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır.
Kimin niyeti Allah'a ve Rasülü'ne varmak, onlara hicret
etmekse, eline geçecek sevap da Allah'a ve Rasûlü'ne
hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa
veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa,
onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir."
(Buhârî, Bed'ül-vahy 1; Müslim,
İmâret 155)
AÇIKLAMALAR
"Yapılan işler niyetlere göre
değerlendirilir" hadisi, insanın kazanacağı
sevap ve günahlar ile yakından ilgili ve son derece önemlidir.
Ahmed İbni Hanbel, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Dârekutnî gibi
büyük alimler, bu hadisle, İslamiyet'in üçte birini anlamanın
mümkün olduğunu söylemişlerdir. İmam Şafiî, bu
hadisin yetmiş ayrı konuyla ilgisi bulunduğunu, bu
sebeple de onu din ilminin yarısı saymak gerektiğini
belirtmiştir. İmam Buhârî ise, kitap yazanlara bir
nasihatte bulunarak, eserlerine bu hadisle başlamalarını
tavsiye etmiştir. Yazı
için...
|